D&D: Blood War

Nedir bu kan savaşı?

Herkese merhaba!

Biliyorsunuz ki Mordenkainen’s Tome of Foes kitabı 29 Mayıs’ta satışa çıktı. Tabi özellikle ABD’deki hobi dükkanlarında raflardaki yerini önceden aldı bile! 18 Mayıs’ta sadece yerel dükkanlarda değil, dijital platformlarda da kendini gösterdi kitap. Fantasy Grounds ve D&D Beyond modülü açıldı. Bu sayede sanal ortamdaki takipçiler kitabın içeriğine erkenden ulaşabildi. Hal böyle olunca ben de Fantasy Grounds modülünü biraz inceledim, hatta 18 Mayıs akşamı Twitch yayınında birlikte inceledik. Böyle yayınları kaçırmamanız için Twitch kanalını ve Facebook sayfasını takip etmenizi, hatta Discord sunucusuna katılmanızı tavsiye ediyorum.

Gelelim esas meseleye. Defalarca kez duyuruldu ve ben de podcastlerde bahsetmiştim: Mordenkainen’s Tome of Foes, çoklu evren olaylarına değinen bir kitaptır. En önemli mevzusu, kitabın en başında sayfalarca anlattıkları “Blood War (Kan Savaşı)” mevzusudur. Peki bu mevzu nedir? Kan savaşı, en kısa haliyle demonlar ve devillar arasındaki sonsuz savaştır. Şimdi size bu Kan Savaşı denen olayla ilgili bilgileri, D&D 5th Edition sınırları içerisinde anlatıldığı kadarıyla aktarmaya çalışacağım.

Esas Kötülük

Kan Savaşı denen olay, demon ve devillar arasında varoluşun başından beridir gerçekleştiği varsayılan bir çekişmedir. MTOF bu savaşın başlangıcını direkt olarak belirtmese de sebep olarak bir tarafın kendini nihai kötü olarak kabul ettirmeye çalışması sunulmuştur. Bu bilgiye Planescape: Torment oyunundan da erişebilirsiniz. Aslında bu olay, düzen ve kaosun çatışması olarak da görülebilir. Demonlar chaotic evil, devillar ise lawful evil varlıklardır. İki taraf da “evil” kavramını kendisinin temsil ettiğini ileri sürer. Demonların saldırısıyla başlayan mücadele binlerce yıldır devam etmektedir ve etkileri bütün düzlemlerde hissedilmektedir.

Başlangıç

D&D evrenlerinde farklı düzlemler bulunmaktadır. Karakterlerimizin bulunduğu düzlem Materyal Düzlem’dir. Bu düzlemlerin kendilerine özgü bir dizilimleri vardır ve bu dizilime Büyük Çark Kozmolojisi denir. Bizi şu anda ilgilendiren kısım, Dış Düzlemler (Outer Planes) olarak ifade edilen Yukarı Düzlemler (Upper Planes) ve Aşağı Düzlemler’dir (Lower Planes). Yukarı Düzlemler’in de konuyla alakası yoktur; esas mekan, Aşağı Düzlemler’dir. Aşağı Düzlemler’in bulunduğu yerde, bu düzlemlerin hepsinde en az bir katmanla kesişecek şekilde akan bir nehir vardır. Bu nehrin adı Styx Nehri’dir.

Demon birlikleri Styx nehrini kullanrak Dokuz Katlı Cehennem’in (Nine Hells, eskiden Baator adı kullanılırdı) ilk katı olan Avernus’a sızarak bir savaş başlatırlar. Bunu da Yugoloth ırkının bir alt türü olan Merrenoloth’ların becerileri sayesinde gerçekleştirirler. Devil ordusu, bu durum karşısında hem kendi düzlemini korumaya çalışır hem de karşı taarruza geçerek Abyss’e saldırıp onları zayıflatır. Bu durum kısa süre içinde bir döngü halini alır ve bu döngü için Büyük Dans (The Great Dance) benzetmesi yapılır.

Styx Nehri direkt olarak temas etmese dahi, farklı düzlemlere açılan kapılar barındırabilen bir nehirdir, bu da savaşın iki tarafındaki komutanların zaman zaman bu geçitlerle farklı boyutlara erişebilmesini, çoğunlukla kendi safında savaşacak asker toplamasını, bazen de savaşı farklı boyutlara taşımasını mümkün kılar. Her ne kadar savaş neferleri kendi düzlemlerinde boy gösterip mücadele ediyor olsa da, ufak sayılarda demon ve devil birlikleri herhangi bir yerde savaşabilir ve çevrelerine yıkım getirebilirler.

Fanilerin Durumu

Ezelden beridir devam eden Kan Savaşı çoğunlukla Avernus ve Abyss arasında gidip geliyor olsa da Styx nehrinin kaotik yapısı sayesinde başka düzlemlere de sıçrayabilmektedir; doğal olarak Materyal Düzlem de bundan payını alır. Bir demon veya devil, Styx üzerinde açılan portallar aracılığıyla veya gerçekleştirilmiş birtakım ayinler doğrultusunda Materyal Düzlem’e geçiş yapabilirler. Bunu sağladıkları zaman etki altına alabildikleri kişileri büyük savaşa çekebilirler. Savaşa kendi arzusuyla gidenler, genellikle bu kararı verdiklerine pişman olurlar, çünkü savaşın iki tarafı da -diğerlerine nazaran daha saf sayılabilecek- insanımsıların ruhlarını karartır ve kötülüğü içlerine işler. Savaşta ölen birinin tanrısıyla bağı sonsuza kadar kopar ve düzenli taraftaysa Baator’da ömürler dolusu ceza ve işkence çektikten sonra önceki yaşamına göre bir devil halini alır. Eğer kaotik taraftaysa ruhu Abyss’in özüne karışır ve ruhani dönüşümden en alt seviyedeki demonlardan biri olarak çıkar. Abyss’te alacağı insiyatiflere göre aynı şekilde kalabilir veya farklı katlara geçiş yapabilir, rütbesini arttırabilir, görünümünü değiştirebilir.

Demonlar ve devillar (kendilerine göre) boyutdışılardan sadece asker olarak yararlanmazlar. Bunları aynı zamanda casus olarak da kullanırlar. Hatta bazen savaşın diğer safında yer alması beklenen biriyle karşılaşıp doğru karşılığı vererek bilgi vesaire de edinirler. Tabi kaotik yapılarından ötürü demonların kendi saflarını satma ihtimali devillara oranla daha yüksektir.

Bunların dışında, savaşla ilgili bir emrin veya önemli bir cihazın veya işlerin gidişatını değiştirecek önemli bilgilerin farklı bir düzleme saklanma durumu da gerçekleşebilir. Böyle durumlarda kendileri için bunları araştıracak kişileri ayarlayıp onlara ilgi çekici ödüller sunabilirler. Bir gün “birliğim adına” diyerek çıktığınız görevi tamamlamanız, dünyanın sonunu getirebilir 🙂

Demonların Bakış Açısı

Neden nefret ettiğimiz düşmanlarımızın topraklarına gidiyoruz? ÇÜNKÜ SAVAŞ ORADA!

– Zaadaaak, Abyss’in iblisi

Demonların neden böyle bir savaşı çıkardığı ve bunun neden özellikle dokuz katlı cehennemin Avernus katında gerçekleştiği, pek çok kişiyi düşündürmüştür. Tahminlere göre demonlar, Baator’a saldırmanın en hızlı yolu olduğu için ve Abyss’ten en rahat ulaşılan yer Avernus olduğu için orayı hedef olarak görmüştür; hatta öyle olmasaydı bile, yine hedef olarak Baator’a saldıracakları bariz bir gerçektir. Eğer bu savaş başka bir düzlemde gerçekleşiyor olsaydı ve Abyss yine büyük ordularını başka bir boyuta taşımış olsaydı, Baator yine askerlerini toplayacak ve Abyss’in ordusunu sonsuza kadar yok edecek bir girişimde bulunacaktı. Bunun yerine demonlar hızlı bir şekilde erişebilecekleri yerde büyük eforlar sarf edebiliyorlar ve Celestia ve Bytopia gibi düzlemlere uzak kaldıkları için de kimse gelip işlerine karışmıyor. Tabi bu tek sebep değil. Bir diğer sebep ise, Baator’un başka bir yerinden taarruza girişmelerinin kendi aleyhlerine olacağı gerçeğidir. Dokuz katlı cehennemin diğer katlarında savaşmak, devilların elinde oyuncak olmak demektir.

Devilların Bakış Açısı

Birliklerim, sizin Yedi Cennet’inizle Abyss’in sonsuz açlığı arasında duran tek şey. Ben kötülüğün kucağına.düşmedim, kozmik bir yükü omuzladım!

– Zariel, Avernus’un Arşidüşesi, eski bir Celestia meleği

Aslında devilların Kan Savaşı’ndaki yerini yukarıdaki alıntı gayet net bir şekilde belirtiyor. Devilların bu savaşa devam ediyor olmalarındaki en büyük etkenlerden birinin, bulundukları konumun kozmik önemiyle daha da harlanan bir kibir durumu olduğu, konuşulan en büyük teorilerdendir. Devil orduları, kozmik bir yıkımın karşısında duran tek şeyin kendileri olduğunun farkındadır ve demonları yavaşlatacak, azaltacak, hatta mümkünse yok etme ihtimali taşıyacak herhangi bir fırsat için kendilerini feda etmeye hazırdırlar. Çatışmalardan sağ kurtulanlar, edindikleri yaraları göstererek ve savaşta başlarından geçenleri anlatarak böbürlenmeyi severler. Bu, onların gururunu okşar, kibrini kabartır. Böylece, savaşmaya devam ederler.

Sonuç

Sonuç dediğime bakmayın, öyle bir şey yok. Kimsenin bilmediği, bilenlerin unuttuğu bir tarihte başlayan bu savaş, sonsuz bir denge durumuna saplanmış durumdadır. Her ne kadar savaşın safları mevkii korumakta ısrarcı olsa da, aralarından yalnızca dengeyi korumak isteyenler de çıkabiliyor ve kendilerini büyük bir yeminle bu işe adıyorlar. Mordenkainen ve birlikte çalıştığı kimseler de bu gruba dahildirler. Bu kimseler bir yandan dengeyi nihai kılacak bilgeliğin peşinden giderken diğer yandan da gerçekleşen olayları gözlemlerler.

Kıssadan hisse… Oynadığınız ve oynatacağınız oyunlarda karşınıza gelen düşmanlara, size verilen görevlere oldukça dikkat edin. Kendinizi ansızın, size ait olmayan bir savaşın parçası olarak bulabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın